22 Ocak 2011 Cumartesi

Ece Temalkuran Muz Sesleri (277 sf.)

Muz SesleriSonunda bitti. Evet bitirmeyi başardım; çünkü zor bir kitaptı. Yanlış yorumlamayı istemem ama Muz Sesleri Ece Temelkuran'ın ilk roman denemesiydi sanırım. Yazar Beyrut'u atlatmak istemiş bu romanıyla ama roman yazmakla Beyrut'u anlatmak arasında sıkışmış bir kitap olmuş sanki. Kitabı okurken hep birşeyler havada kaldı ve hep birşeyleri anlamadığım hissine kapıldım. Zor cümleler seçmişti anlatımda.

Filipina, Dr. Hamza, Marwan, Zeynab Hanım, Hadi Bey, Ayşe, Nasır, Setanik, Jan, Deniz, Tunç ve Zaid kitapta geçen karakterler. Üç farklı hikaye anlatılıyor kitapta: Filipina, Deniz ve Dr. Hamza'nın kızı Filipina'ya yazdığı mektuplar... Filipina; Filipinler'den Beyrut'a hizmetçi olarak gelmiş biri, Deniz; Oxford'da eğitim gören bir Türk ve kitap bu ikisinin hayatını bir parçasını konu almış aslında. Göze çarpan sürükleyen bir hikayesi yok sadece sonlara doğru açılır umuduyla okunuyor kitap; ama sonunda da malesef sürebilecekken ansızın bitiyor hikaye. Bir son gibi değil yazmak bırakılmış gibi, son gibi bir sonu yok yani kitabın. Hayatlardan bir kesit sanki.

Okumak, sonunu getirmek için direndiğim bir kitap oldu benim için. Ece Temelkuran'ın diğer kitaplarını da okumuş biri olarak keşke Biz Burda Devrim Yapıyoruz Sinyorita ya da Ağrının Derinliği Kitabında kullandığı Gezi Yazı, günlük, izlenimler tarzında yazsaydı keşke Beyrut' u da diyorum. O zaman daha bağlayıcı hatta ilgi çekici bir kitap olabilirdi.

Yazarın kendine has hemen anlaşılmayı sevmeyen düşününce anlaşılan bir dili var ama kabul edelim roman bu dile uymuyor...

Hiç yorum yok: