28 Ocak 2011 Cuma

Harry Potter ve Ateş Kadehi

Harry Potter ve Ateş Kadehi (kitap).jpgBu yıl Harry ve arkadaşlarının yaz tatili de oldukça eğlenceli gececektir; çünkü Kovuk'ta Weasleylerledirler ve Quidditch Dünya Kupasını izlemeye gideceklerdir. Dünya Kupası oldukça iyi geçmeyecek ve ilk defa Karanlık İşarete tanık olacaklar ve Voldemort'un müridleri ile tanışacaklardır.
 Hogwarts'da dördüncü yıllarıdır ve Hogwarts bu yıl efsanevi bir olay olan Üç Büyücü Turnuvasına ev sahipliği yapacaktır. Turnuva, üç büyücülük okulundan üç temsilci öğrencinin yarıştığı üç aşamalı bir yarışmadır. Bu okullar Hogwarts, Durmstrang ve Beauxbatons Sihir Akademisi'dir. Turnuvaya katılmak isteyen öğrenciler ismini bir kağıda yazarak Ateş Kadehine atmaları gerekmektedir, bunun için tek koşul onyedi yaşını aşmış olmaktır. Ateş Kadehinden tek tek okullarını temsil edecek şampiyon öğrencileri çıkmıştır fakat üç temsilcinin seçilmesinden sonra olağanüstü bir şekilde Harry Potter'ın da adı kadehten çıkmıştır. Bu olay öğretmenler arasında tartışmaya yol açmış; fakat Harry'nin de yarışmaya katılması gerektiği sonuncuna varmışlardır. Üç Büyücü Turnuvası ilk defa dört yarışmacı ile gerçekleştirilecektir. Adaylar üç zor aşamayı da başarıyla geçmek ve Üç Büyücü Kupasını kazanmak zorundadırlar. Ayrıca bu yıl Hogwarts'da Noel Balosu da düzenlenmiştir. Harry'e ilk aşk duygularını yaşatan Cho'ya baloya kendisine eşlik etmesini isteyecektir; fakat Harry ve Ron için balo çok sakin ve sıkıcı olacaktır.
 Üç büyücü turnuvasnın son aşamasına adaylar başarı göstererek ulaşacaklardır.Son aşama, engellerle dolu bir labirentte kupayı bulmaktır, bulan ilk aday yarışmanın galibi olacaktır.
Peki turnuvayı kim kazanacak? Harry turnuvaya yaşı tutmadığı halde nasıl katıldı? Yoksa onun adını kadehe bir başkası mı attı? Eğer biri atmışsa bunu hangi amaçla yaptı? Bu bölümde Harry, Voldemort'la karşı karşıya gelecek mi? Voldemort dönmüş olabilir mi?

 Kitabın ve filmin sonunda bu soruların cevabını bulacaksınız.

 Yine hayal edemeyeceğiniz bir olay örgüsüyle karşılaşacağınız muhteşem bir macera sizi bekliyor.

26 Ocak 2011 Çarşamba

Harry Potter ve Azkaban Tutsağı

HarryAzkaban.jpgAslında neyi anlatacağımı bilemiyorum, seri olan kitapları yorumlamak daha zor sanırım çünkü hikayeyi anlatmaktan korkuyor insan. şu an okuduğum kitap serinin altıncı kitabı olan Harry Potter ve Melez Prens dolayısıyla bu hariç yorumlama gereken iki kitap daha var ve üzerinden zaman geçtikçe unutuyor ayrıntıları malesef insan. Hatırlamak için tekrar filmini izlemek zorunda kaldım yorumlamadan önce. Tabi tekrar tekrar izlenebilen bir seri olduğu için sorun yok.
Bu kitap da adından anlaşılacağı üzere azkaban tutsağını konu alıyor. Sirius Black oniki yıl boyunca Azkaban da tutsak olan bir mahkumdur ve kaçmıştır. Suçu ise birçok muggle ve Peter Pettigrew'u öldürmektir. Voldemort'a yakın olarak bilinmektedir ve herkes onun Harry Potter'ın peşine düşeceğini ummaktadır. Bu sebeple Sihir Bakanlığı tarafından Hogwarts'ı Sirius Black'den korumak için Azkaban muhafızları olan Ruh Emiciler görevlendirilmiştir. Ruh Emiciler, insanların mutlu duygularıyla beslenen yaratıklardır. Harry bu yaratıklara karşı çok zayıftır ve Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersinin yeni öğretmeni Remus Lupin'den bu yaraktırlara karşı kendini savunmak için yardım olarak patronus büyüsünü öğrenir ve bu büyü bölüm boyunca çok işine yarayacaktır.
Herkesin bildiğinin aksine Sirius Black ile ilgili bir gerçek vardır ve bunu sadece ve yine Harry, Ron, Hermione ve Dumbledore öğreneceklerdir. Herşey yolunda gitmese de Harry vaftiz babasına kavuşacaktır ve Peter Pettigrew aslında yaşamaktadır.

22 Ocak 2011 Cumartesi

Ece Temalkuran Muz Sesleri (277 sf.)

Muz SesleriSonunda bitti. Evet bitirmeyi başardım; çünkü zor bir kitaptı. Yanlış yorumlamayı istemem ama Muz Sesleri Ece Temelkuran'ın ilk roman denemesiydi sanırım. Yazar Beyrut'u atlatmak istemiş bu romanıyla ama roman yazmakla Beyrut'u anlatmak arasında sıkışmış bir kitap olmuş sanki. Kitabı okurken hep birşeyler havada kaldı ve hep birşeyleri anlamadığım hissine kapıldım. Zor cümleler seçmişti anlatımda.

Filipina, Dr. Hamza, Marwan, Zeynab Hanım, Hadi Bey, Ayşe, Nasır, Setanik, Jan, Deniz, Tunç ve Zaid kitapta geçen karakterler. Üç farklı hikaye anlatılıyor kitapta: Filipina, Deniz ve Dr. Hamza'nın kızı Filipina'ya yazdığı mektuplar... Filipina; Filipinler'den Beyrut'a hizmetçi olarak gelmiş biri, Deniz; Oxford'da eğitim gören bir Türk ve kitap bu ikisinin hayatını bir parçasını konu almış aslında. Göze çarpan sürükleyen bir hikayesi yok sadece sonlara doğru açılır umuduyla okunuyor kitap; ama sonunda da malesef sürebilecekken ansızın bitiyor hikaye. Bir son gibi değil yazmak bırakılmış gibi, son gibi bir sonu yok yani kitabın. Hayatlardan bir kesit sanki.

Okumak, sonunu getirmek için direndiğim bir kitap oldu benim için. Ece Temelkuran'ın diğer kitaplarını da okumuş biri olarak keşke Biz Burda Devrim Yapıyoruz Sinyorita ya da Ağrının Derinliği Kitabında kullandığı Gezi Yazı, günlük, izlenimler tarzında yazsaydı keşke Beyrut' u da diyorum. O zaman daha bağlayıcı hatta ilgi çekici bir kitap olabilirdi.

Yazarın kendine has hemen anlaşılmayı sevmeyen düşününce anlaşılan bir dili var ama kabul edelim roman bu dile uymuyor...

14 Ocak 2011 Cuma

Ece Temelkuran Bütün Kadınların Kafası Karışıktır (106 sf.)

Bütün Kadınların Kafası Karışıktır, Ece Temelkuran'ın ilk kitabı. Kendisi aynı zamanda bir gazeteci, Habertürk gazetesinde köşe yazarı. Bir çok kitabını da okudum; İçeriden, Dışarıdan, Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita, Ağrının Derinliği. Son kitabını da aldım hatta Muz Sesleri. Kısacası benim hem gazeteden hemde kitaplarından beğenerek takip ettiğim bir yazar kendisi.
Öncelikle şöyle demeli: Kitabın adının hakkını vermiş bir kitap. İlk okuduğunuzda o karışıklığı angılıyorsunuz. Aslında bir öyküsü var ama yok da kısa deneme tarzı gibi ama bundan emin olamıyorsunuz. Kadının kafasının karışıklığını farklı hikaye ve duygu geçişleriyle vermiş. duyguları somutlaştıran da bir dili var ilk başlarda, hemen anlamanızı istemiyor anlatmak istediğini.

 Erkeklerin kadınları anlamadığı, kadının kadını çekemeyen yanı, kadının kadından farkı, çocukluk, gençlik, aşk ve kadının dilinden yine kadının anladığı, yani kadına, insana dair her duygu hakim aslında kitapta. Bir kadının hayatı, biraz serzenişi var ve bütün kadınların ortak duygu ve tepkileri bu kadına yükleniyor sanki. Bu yüzden diyorsunuz;"evet evet ben de düşündüm, yaşadım ve hissettim bunları." Belki yazar kendini anlatıyor ama siz kendinizi buluyorsunuz satır aralarında.
Aralara serpiştirilimiş özlü sözler ve sosyal mesajlar...

Yazar bazen anlatan, bazen dinleyen ve bazende kendi kendine konuşan oluyor kitap boyunca.

Kısacası bir kadını en iyi yine bir kadın anlatıyor...

Ve kitaptan birkaç alıntı:
"Kenar mahallelerin koca memeli özlü sözleri, mürekkep yalamış bütün günlerde doğrulandıkça, gülesi geliyor insanın.anlamının gereksizliğine inandıkça insan..."
"Alara, sen neleri terk ettin annen gibi yenilmemek için? Biz ne zaman annemiz gibi olduk? aslında babamız olan o adamları nasıl bulduk?"

4 Ocak 2011 Salı

Harry Potter ve Sırlar Odası

Harry Potter ve Sırlar Odası
Serinin ikinci kitabı Harry Potter'ın Hogwarts'taki ikinci yılını konu almakta. Kitap yine sanki küçük hikayelermiş gibi önemli kişi nesne ya da olay başlık yapılarak bölümlendirilmiş. Yazar, her ne kadar sıradışı bir dünyadan bahsetse de, bu sıradışılığın her ayrıntısını öyle güzel kurgulamışki okurken yada hayal ederken hiç yadırgamıyorsunuz. Kitaba ismini veren olay seyrinde giriş, gelişme ve sonuç algısı da verilmiş.
Kitabi yaklaşık bir ay önce okumuştum ve bir solukta bitirdim diyebilirim. Filmini tekrar izledim. Film ve kitabin karşılaştırılmasını yapmam gerekiyorsa eğer ben kitap derim. Tabiki hayal etmeye çalıştığımdan daha güzel canlandırılmış. Zaten ilk filmi izledikten sonra diğer kitaplarda ister istemez insan filmin görsel öğeleri üzerine inşa ediyor hayallerini. Film kitabın birebir aynısı değil ama farklı da değil, kitapta geçen bazı sahneler doğal olarak filme konu edilmemiş.Bir sahnede de kitapta geçmeyen diyaloglar eklenmiş ve sahne biraz değiştirilmiş. Kitaptaki cümlelerde birebir ezberlenmemiş belki çeviri farkı, ya da filme yatkın şekilde düzenlenmiştir. Kitaptan sonra filmi izlemek çok heyecanli olmuyor, ama bu filme güzel olmamış dedirtemez çünkü sonunu bildiğiniz bir filmi izlemenin serzenişi bu.
Sonuç, başarılı bir yazarın başarılı bir kitabı...


2 Ocak 2011 Pazar

Harry Potter Serisi

Birçok insanın çoktan okuyup rafa kaldırdığı bir seriden bahsedeceğim ilk olarak evet. Depresyona girmemiş olsaydım okumaya girişirmiydim bu kadar geç kalmışken bilmiyorum açıkçası. Kitap benim için genelde bilgi için okunmalıydı. Kitabın kapağını kapattığında "güzel bir hikayeydi" demekten daha fazlasını verebilmeliydi. Bu düşüncemde yanıldığımı farkettim bu seriyi okumaya başaldığımda; çünkü ben aslında daha fazla kitap okuyabiliyormuşum bunu keşfettim. Seri şöyle:
1. Kitap: Harry Potter ve Felsefe Taşı - J. K. Rowling (353 sf.)  
2. Kitap: Harry Potter ve Sırlar Odası - J. K. Rowling (403 sf.)
3. Kitap: Harry Potter ve Azkaban Tutsağı - J. K. Rowling (509 sf.)
4. Kitap: Harry Potter ve Ateş Kadehi - J. K. Rowling (859 sf.)
5. Kitap: Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı - J.K. Rowling (1114 sf.)
6. Kitap: Harry Potter ve Melez Prens - J.K. Rowling (594 sf.)
7. Kitap: Harry Potter ve Ölüm Yadigarları- J.K. Rowling (690sf.)

 1. Kitap: Harry Potter ve Felsefe Taşı

 Privet Drive dört numarada oturan Harry Potter, birer Muggle (kitapta büyücü olmayanlara verilen ad) olan teyzesi ve eniştesi Mr. ve Mrs. Dursley'lerle yaşamaktadır. Dursley ailesi, kendi oğullarının üzerine titrerken Harry'e bir sığıntı muamelesi yapmaktadırlar. Sıradan olan hayatları bir gün eve gelen bir mektupla değişir. Mektup Harry'edir ve Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu'ndan gelmektedir. Harry'i öğrenci olarak okula davet eden bu mektup sihirli bir dünyanın kapılarını aralar. Bir büyücü olduğunu, anne ve babasının geçmişini öğrenen Harry için hayat artık Privet Drive ile sınırlı olmayacaktır.
 Onbir yaşına basan Harry, okula giderken seri boyunca yanında olacak olan arkadaşları Ron Weasley ve Hermione Granger ile tanışır. Aynı sınıfa düşen bu üç arkadaş için Hogwarts, macera dolu bir okul olacaktır. Hermione, zekası ve derslerdeki çalışkanlığı ile dikkat çekerken Ron, talihsiz ve Harry'in gölgesinde kalmış bir karakter olarak sergilenmektedir. Harry ise daha yeni bu dünyaya dahil olmasına rağmen daha bebekken mucizevi bir şekilde ölümden kurtultuğu için tüm büyücüler tarafından tanınan ünlü bir çocuktur. Merakları onları kitap boyunca türlü maceralara sürüklese de esas olay Harry'in anne ve babasının katili olan Voldemort ile yüzyüze gelmesi olacaktır.
  Yazarın kurgu ve betimlemedeki başarısı kitabı elden bırakamadan okunmasını sağlamaktadır. Ayrıca tek bir olaya odaklanılmış sıradan bir kitap gibi gözükmesine rağmen yazar her sayfada heyecanı sabit tutmayı olay örgüleriyle sağlamıştır. Gerek dili gerek sanatı gerekse kalınlığı ve dağılımıyla yerinde ve dozunda bir kitap olmuştur.