15 Nisan 2011 Cuma

İnci Aral - İçimden Kuşlar Göçüyor

   Epsilon / 2003 (143 sf.)
   İnci Aral, öykü ve roman yazarı. Yazar, 1992 yılında Ölü Erkek Kuşlar adlı romanı ile Yunus Nadi Ödülü'nü, 2002 yılında yayınlanan romanı "Mor" ile de Orhan Kemal Roman Armağanı'nı kazanmış.
    Yazarın ilk kitabı için ödüllü kitaplarından birini okumakla başlayabilirdim; fakat okumak istediğim kitap seçme sürecinde boş vaktimi elimde olan bir kitapla değerlendirmek istedim .Şansımıza da İçimden Kuşar geçiyor çıktı. Okumak için aklımda birkaç kitap var fakat şiddetle okumak istediğim biri yok. Bir de ben internetten kitap siparişi vermekten pek hoşlanmıyorum sanırım. Daha doğrusu okuyacağım kitaba dokunmak sayfalarını karıştırmak istiyorum. İçim ısınırsa alıp okuyabiliyorum bazen merak ettiğim bir kitap sayfalarını karıştırınca, sıradan bir sayfasını okuyunca itebiliyor beni ve vazgeçiyorum. Gereksiz bir tutuculuk benimki farkındayım ama ne yapayım ben böyleyim.
   Kitabımız bir anı romanı olarak tanımlanıyor. Günlük tarzında da diyebiliriz bence; çünkü yazar kendini anlatıyor. Menapoz dönemini yaşayan, sağlık sorunları olan bir yazarın, yazıp yazamama sancılarını, çelişkilerini, belli bir yaşın üzerinden bir kadının geçmişini değerlendirmesini, mutsuzluklarını, kadınca duygularını okuyoruz. Bir iç döküşü, daha doğrusu kendi kendiyle konuşan bir yazarın iç sesini dinliyoruz adeta. Doğru tanım bu evet.
   Gerçekçi bir yorum yapabilmek için farklı türde bir kitabını okumam gerektiğine inanıyorum sadece.

12 Nisan 2011 Salı

Hıfzı Topuz - Eski Dostlar

  Remzi Kitapevi /2000 (270 sf.) 
 Hıfzı Topuz, bir gazeteci aynı zamanda da bir yazar, bir çok kitabı var; ama benim okuduğum ilk kitabı Eski Dostlar, Gülümseyen Anılar kitabının eski versiyonu, kitaplarına bakınırken öğrendim bu bilgiyi aslında. Benim elimde olduğu için Eski Dostlar'ı okudum tabi yeni almış olsaydım Gülümseyen Anıları okumak isterdim. 
  Hıfzı Topuz'un bu kitabı yazmaya iten güç, günümüz gençlerinin, 50'li yıllarda Türkiye'nin gündeminde olan birçok ismi hiç duymamış olmalarıymış ve tabi yakınlarının ısrarı da etkili olmuş. 
   Hıfzı Topuz, 1947-1958 yılları arasında akşam gazetesinde, 1959-1983 yılları arası UNESCO merkezinde, 1974-1975 yılları arası da TRT de çalışmış bir yazarımız. Kitabının konusunu da yaşamında bir şekilde ilişkili olduğu, tanıştığı, önemsediği karakterler oluşturuyor. Bir anı kitabı ama bir günce değil. Genelde isimler halinde başlıklandırmış tanıdığı kişileri. O kişileri tanıtmaya, yaptıklarını anlatmaya özen göstermiş. Kimler yokki; başta Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Abidin Dino, Yaşar Kemal, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Vedat Nedim Tör, Nadir Nadi, Necip Fazıl Kısakürek, Vidan Aşir Savaşır... daha sayamayacağım birçok isim. TRT yıllarında yaptığı röportaj derlemelerine de yer vermiş kitabında. Her ne kadar fazla isim geçse de bazı paragraflarda bunlar aşağı yukarı aynı kişiler, çevresinde bulunan insanlar, dostluğun güzel bir örneği de aslında anlattıkları. Sıkıcı bir kitap değil ama herkese hitap eden bir kitap mı bilemiyorum. Son okuduğum Mina Urgan'ın kitabıyla aynı çizgideler diyebilirim.

   Yakın tarihin edebiyat, fikir dünyasını,karakterlerini merak edenlere önerebileceğim bir kitap.


8 Nisan 2011 Cuma

Mina Urgan - Bir Dinazorun Anıları


   Yapı Kredi Yayınları / 1998 (353 sf.)
   Mina Urgan 1916 İstanbul'da doğumlu bir Cumhuriyet kadını. Kendini dinazor olarak tanımlıyor. Dinazoru nesli tükenmiş bir hayvan olarak değil, geçmişin doğruluğu kanıtlanmış ve yadsınamaz değerlerini yeni sentezler yaparak geleceğe taşımayı amaçlayan bir yaratık olarak tanımlıyor.
   1998 yılında yayınlanan Bir Dinazorun Anılarını kaleme aldıktan sonra bir de Bir Dinazorun Gezileri'ni kaleme alıyor ve 2000 yılında vefat ediyor.
   Bir Dinazorun Anılarında Cmuhuriyet tarihine ve yakın tarihe anılarıyla ışık tutmuştur. Aydınlara yakın bir hayat süren Mina Urgan'ın anılarında Halide Edip Adıvar'dan Ahmet Haşim'e, Behice Boran'dan Aziz Nesin'e, Abidin Dino'dan Neyzen Tevfik'e ve daha bir çok aydını buluyor bilmediğimiz yönlerini öğreniyoruz.
    Bir yazar, çevirmen ve profesör olan Mina Urgan, başta Shakespeare olmakla beraber bir çok İngiliz Edebiyatının en önemli eserlerini dilimize kazandırmıştır.Ayrıca İstanbul Üniversitesi'nde öğretim görevliliği yapmış ve 1977 yılında emekli olmuştur.
    Kitabı Yaşlılık ve Ölüm, Çocukluk, Gençlik, Gençliğimde Tanıdığım Bazı Kişiler ve Siyasal olmak üzere beş bölüme ayırmıştır. Çocukluk bölümünde Mustafa Kemal ile bir anısına da yer vermiştir.
Ben gerçek yaşamı anlatan kitaplardan ayrı bir zevk alıyorum belki gerçek oldukları için belki başka insanların neler yaşadığını nasıl olaylar karşısında nasıl kararlar alıp nasıl tepkiler verdiklerini merak etmemden. Bilemiyorum. Etkileniyorum işte. Onlarla sohbet ettiğimi düşündürüyor bana yaşantı okumak.
    Eğer Cumhuriyetin kuruluş yıllarını merak ediyorsanız, o dönemin aydınlarının neler yaptığını merak ediyor ve yakın tarihin siyasal olayları hakkında biraz fikir sahibi olmak istiyorsanız okunacak bir kitap diyorum.

Herkese iyi okumalar


1 Nisan 2011 Cuma

Franz Kafka Dönüşüm

Çok merak ettiğim bir yazardan sonunda bir kitap okuyabildim. Evet, Franz Kafka ve Dönüşüm. Onun gibi ünlü bir yazarı anlamak için sadece bir kitabını okumanın yetmeyeceğini biliyorum. Onun hakkında en çok ilgimi çeken ölümünden sonra yapıtlarının yakılmasını vasiyet etmiş olması. Bir yazar bunu neden yaparki. Aklıma ilk gelen yazdıklarını başarılı bulmaması veya ondan bir parça olduğundan ardında bırakmak istememesi. Bunu bilmemize imkan yok tabi. Fakat, arkadaşı Max Brod onun bu isteğini yerine getirmemiş ve eserlerini okumamızı sağlamıştır. Bu da bir çelişki tabi.
Kitaba gelince sıradışı bir kitap diyebiliriz sanırım. Sıradışılık aslında bir insanın bir böceğe dönüşmesi gibi bir imgeleme kullanmasından geliyor. Hayal edebiliyorsunuz ama gerçekliğini irdelemeden edemiyorsunuz. Kitapta böceğe dönüşmek aslında sürüden ayrılmak, birey olmak, farklı olmak ile özdeşleştirilmiş ve bunun gerek ailesel gerek toplumsal yansımaları irdelenmiş. Toplumdan, sonrasında aileden dışlanma gibi sonuçları üzerinde olağanca duran bir hikaye.
Etkileyen bir hikaye.

Bu günlük bu kadar...

Sırada ne var?
Mina Urgan Bir Dinazorun Anıları