19 Ağustos 2011 Cuma

Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı


Sizin hiç size ihtiyacı olduğunu bildiğiniz halde yardım etmediğiniz bir dostunuz oldu mu?
 Ya da şöyle diyelim bir başkasını düşünmeniz gereken bir anda bencilce sadece kendinizi düşündüğünüz, sadece kendinizi bir zor durumdan kurtardığınız, arkadaşınızı ise tehlikeye attığınız bir an oldu mu? 
Hele de arkadaşınız o tehlikeye sizin için atılmışsa...

Peki yalan söylediğiniz bir an?
 Bir arkadaşınızın iyi niyetini, size olan sevgisini kullandığınız oldu mu?
Hep o sevgiye sığındığınız...
 Hep ihtiyaç duyduğunuz o sevgiye, o dosta ihanet ettiğiniz bir an
Oldu mu?
Vicdanınız peki sizi bir ömür rahat bıraktı mı?

Emir'i bırakmadı.
Hasan mı?
Hasan bu ihanete rağmen dostunu hiç bırakmadı,
 onu ömrü boyunca en yakını bilmeye, onu sevmeye devam etti. 
Bir çocuk vardı,
Hasan'la Emir'i birbirine bağlayan 
Adı Sohrab.
Afganistanlı bir Hazara(Şii),
Anne ve babası öldürülmüş bir yetim,
savaş koşullarına, zulme maruz kalmış yoksul küçücük bir çocuk...
Emir'i vicdan azabından kurtarabilecek bir çocuk.

Bu kitap; Hasan, Emir ve Sohrab üçgeninde dostluğu, ihaneti, sadakati, bir savaş ülkesi Afganistan'ı, bir ülke içinde Şii ve Sünni meshep ayrımını ele almış ve bunları kendi üslubu ile harmanlamış sürükleyici bir hikaye yaratmış gerçekten ayıramayacağınız derecede doğal, akıcı bir kitap ortaya çıkarmış Afganistanlı yazar Khaled Hosseini'ye ait.

Bence Okumalısınız!


6 Ağustos 2011 Cumartesi

Franz Kafka - Amerika

Franz Kafka (1883-1924)

Almanca aslından çeviren: Ayça Sabuncuoğlu
Can Yayınları / 257 Sf.
Roman

Franz Kafka'nın Amerika diğer adı Kayıp olan bu romanı bitirilememiş bir eserdir. Yazarın ölümünden sonra diğer eserleri gibi bu eseri de arkadaşı Max Brod tarafından yayımlanmıştır. 

Özetidir!
Romanımızın baş kahramanı Karl Rossmann, onaltı yaşındadır ve bir hizmetçi kız ile ilişkisi olduğu ve ondan bir çocuk sahibi olduğu için babası tarafından adeta Amerika'ya sürgüne gönderilmiştir. New York limanında onu varlıklı bir adam olan amcası karşılar. Amcasının yanıda umduğundan rahat bir hayat sürmeye başlayan Karl, bir süre sonra amcasının istemediği bir ziyareti gerçekleştirdiği için amcası tarafından reddedilir ve Amerika'da yapayalnız kalır. Kendine kalacak ucuz bir otel bulan Karl, odasını iki kişi ile paylaşmak zorunda kalır. Oda arkadaşları olan Robinson ve Delamarche, bulundukları yere çok da yakın sayılmayan Butterford kasabasına giderek orda iş bulma niyetinedirler. Gidecek bir yeri olmayan ve kendini geçindirmesine bir süre yetecek parası olan Karl da onlarla bu yolculuğa katılır. Arkadaş kazandığını sanan Karl, yadırgadığı onların bazı davranışlarını hoşgörör; fakat bir ara o yemek almaya gitmişken ondan izinsiz valizini karıştırmalarına tahammül edemez ve onlardan ayrılarak bir otele gider ve orda aşçıbaşının yardımıyla asansör görevlisi olarak işe başlar. Bir akşan Karl görev başındayken Robinson zilzurna içmiş onu ziyarete gelir ve başına iş açar. Bu olayla Karl işten kovulur Robinson dayak yer ve otelden ayrılırlar. Robinson'un yaşadığı yere vardıklarında aslında bu olayın Karl'ı yanlarında çalıştırmak için planlanmış bir oyun olduğunu öğrenir Karl. Oradan kaçmaya yeltense de başarılı olamaz.

 Günlerden bir gün bir afiş dikkatini çeker. Oklahoma Açıkhava Tiyatrosu'nun iş ilanıdır bu. Karl herkese açık olan bu işe başvurmaya karar verir ve bir dizi işe alınma sürecinden geçtikten sonra adını Negro olarak değiştirerek teknik işçi olarak işe alınır. Diğer işe alınanlarla birlikte onları Oklahoma'ya götürecek trene biner ve etrafı seyre dalar...

Hikayemiz malesef burada ansızın son bulur.
!
Yabancı olduğu bir ülkede hayata tutunmaya çalışan daha onaltı yaşındaki bir gencin hayatından bir kesittir hikaye.

Kafkanın farklı bir tarzı var bana göre sakin akan bir nehir gibi onun hikayeleri, nabzınız hiç yükselmiyor okurken. Bu anlattığı konuların, canlandırdığı karakterlerin sakin bir yaşam sürmesinden kaynaklanmıyor. Kafka olağandışı bir olayı bile aynı sakinlikte anlatıyor size. Sıradanlaşıyor onun uslübundan çıkan her hikaye. Dönüşüm kitabında da bu hakimdi. Bir sabah böcek olarak uyanmış bir karakteri size öyle bir anlatıyorki sanırsınız gayet normal birşey bir böcek olarak uyanmak ve hayatının geri kalanınıböcek olarak sürdürmek. Kafka'yı da Kafka yapan bu bence

Kitabın sonunda yazar tarafından çıkarılan iki bölüm de bulunmaktadır. Fakat bu iki bölümün kitaptan çıkarılması bence isabetli olmuştur çünkü kitabın başından beri zihninizde oturmuş olan karakterlerin davranışarında çelişki yaratan bölümlerdir bunlar özellikle de kahramanımız Karl için geçerlidir bu. Sanırım romanın gidişatını da değiştirirdi. Keşke Kafka devamını getirebilmiş olsaydı.

Birçoklarına sıkıcı gelebilir nazarımda bu kitap. Öyle sıradışı şeyler beklemeyin derim okumak isteyenlere. Yazarın uslübu kesinlikle etkileyecektir sizi.

Amerikayı okumasanızda mutlaka bir Kafka okumalısınız.

İyi okumalar,