29 Ekim 2011 Cumartesi

Yılmaz Özdil - İsim Şehir Hayvan

pinterest
Onu tanımayan yoktur sanırım. Olmasın da isterim açıkçası... Kalemi güçlü ve kendisi cesur nadir gazeteci yazarlardan biri çünkü... İzmir doğumlu ve İzmir aşığı... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik bölümü mezunu. Gazeteciliğe 1982 yılında Yeni Asır gazetesinde başladı, ardından çeşitli gazetelerde yazı işleri müdürlüğü, genel yayın yönetmenliği yaptı. Şimdilerde Hürriyet gazetesinde bir köşesi olmakla birlikte ayrıca Fanatik gazetesinde spor yazarlığına da devam etmektedir. 

Onun köşe yazılarını okumak inanın insana güç ve umut yüklüyor. Farklı bakış açısı, yorum gücü, bilgisi ve sivri dili ile insanı adeta büyülüyor. Kitabı ise seçme köşe yazılarından oluşuyor. Okurken bazen gülüyor, bazen onunla birlikte kızıyorsunuz. Yazının sonuna geldiğinizde mutlaka ama mutlaka düşünüyorsunuz.  "Yazmış yine, konuşturmuş kalemini" dedirtiyor. Dikkatinizi kesinlikle çekmeyi başarıyor.  Üslubuna diyecek yok, çok da akıcı yazıyor. Ben kendisini çok başarılı buluyorum.  


Onu takip etmenizi kesinlikle öneriyorum. 

6 Ekim 2011 Perşembe

Ayşe Kulin - Adı Aylin


Everest Yayınları / 494 Sf.


Bitirdikten sonra beni etkilemeyi başardığını düşündüğüm gerçek bir yaşam öyküsüydü. Gerçi yaşam öyküleri benim hep ilgimi çekmiştir. Başarılı, renkli, farklı olsun olmasın, benim için fark etmez. Muhasebesi yapılmış kronolojik sıraya konmuş, olaylar ve alınan kararların arkasındaki duyguya, ruhsal çözünmeye yer verilmiş olsun yeter. Ben sokakta gördüğüm, yeni tanıdığım sıradan bir insanın hayat akışını da merak edenlerdenim. Okul sıra arkadaşlarımı(zı)n hayatları beni etkiler örneğin. Bir zamanlar aynı sırada aynı formalarda kısacası aynı standartta olan insanların yıllar sonra nasıl bambaşka yerlerde oldukları fikri benim kafa yorduğum bir konu. Bunda alınan bir farklı karar etken elbette. Sonrası farklılıklar silsilesi... Bu süreçte karşılaşılan insan faktörüne dikkat çekerim ben, önemlidir, sonra alınan kararların hangi mantık ve duygu sonucu alındığı. Bütün hayatlarda bunu merak ederim.  Yeri gelmişken sizlerin hayatınızın ana rotasını belirleyen kararınızı da sorayım. Ana karar muhakkak okul seçimidir muhtemelen, insanların hayatlarında ayrışma ilk oradan geliyor bana göre, dolayısıyla meslek seçimi de en büyük etken. Sonra mı hamuru aynı olan bambaşka tatlar çıkıyor ortaya. Renkler ve kokular... Hamurumuz elbette farklı, dikkat çekmek istediğim yoğuruluşumuzun aynı olması. Hepimiz dünyayı aynı görüyor farklı mı yorumluyoruz, yoksa farklı görüyor da aynı mı yorumluyoruz. Böyle bir çelişki bana göre bu. Farklılık ve aynılık kargaşası. Hareketlerimizde sebep ve sonuçlar ana hatlarıyla aynı oluyor çünkü, ama bizler farklı hayatlar yaşıyoruz. Aklımdakini anlatmakta zorlanıyorum ya da anlaşılması zor cümleler kuruyorum.
Konudan şaşmakla birlikte aslında tam ortasında da sayılabilirim şu an. Bakış açılarınızın farkından kaynaklanıyor olacak bu. Aylin, hepimizin sahip olduğumuz hayata sahipti. Bir o kadar aynı; ama bir o kadar da farklı bir hayat yaşadı. Aldığı kararlar, onu yaşadığı ortamda birilerine yaklaştırırken birilerine uzaklaştırdı. Peki o kararlarını hangi duygunun  ya da mantığın odağında aldı. Hangileri birilerimize göre mantıklı ya da duygusaldı? Hangileri doğru ya da yanlıştı? Bizim için bunlar ne kadar önemliydi? Onun için fark etmezdi bence. O, kendi için yaşayabilmiş, kendini hep hayatının odağına koymuş bir insandı bana göre. Onu ve hayatını yazılası yapan bu bence, belki hepimizden farklılaştıran. Ayşe Kulin'i de farklılaştıran bu konudaki farkı fark etmiş olması. Aylin'in hayatında olan, onunla bir araya gelip sohbet etmiş, onu gözlemleme şansına erişmiş, sesini duymuş, fikrini almış, onun hakkında kişisel bir kanıya varabilecek bir yakınlıkta bulunmuş biri Ayşe Kulin. Dolayısı ile bilgi aldığı kişiler bir yana, kendi izlenimleri de şekillendirmiştir bana göre bu kitabı. Bu bir yönden sağlıklı bir yönden de yanlı yazılmış yapabilir bir kitabı. Ama ben destek bulmayan kişisel fikirlerinin yer aldığını sanmıyorum bu kitapta.

Her hayat yazılasıdır bana göre ve okunası... ve her hayatın mutlaka okuyucusu vardır. Bu yüzden duygu günlüklerinin yazılması taraftarıyım. Ne alaka diyeceksiniz sadece merak, kişisel üstelik.

Son olarak Ayşe Kulin, kendi farklılığını ortaya koyan bir kitap yazmış, başarısı yine taktire şayan. Kitaptan alabileceğiniz mutlaka bir şeyler vardır. Kararlarınızı etkileyebilecek birkaç küçük ayrıntı belki. Belki almayı düşündüğünüz kararların yapılmış birer örneği...

Kitabın etkisiyle naçizane düşüncem;
Her hayat kendine mahsustur. Bu özerkliği en iyi şekilde değerlendirmek gerekir, bu bencil olun demek değildir.