21 Ocak 2012 Cumartesi

Zülfü Livaneli_ Serenad

pinterest
Livaneli benim lise yıllarıma damgasını vurmuş insandır. İlk gençlik duygularımıza fon olmuştur hep şarkıları. Arkadaşlarla öğle araları, okul çıkışları birimizin evinde toplanmak, kahve, sigara, müzik... Zülfü Livaneli, Edip Akbayram, Onur Akın, Ahmet Kaya daha bir çoğu... Güzel günlerdi. O yüzden özeldir Zülfü Livaneli şarkıları benim için. Kitapları ile tanışmam ise yeni. Bir ara Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm kitabını elime almıştım ama yarım kaldı, birine verdim okumak için gelmedi sonra. Bloglarda çok rastlayıp yorumlar da hep olumlu olunca daha bir merak edip okumak istedim, geçenlerde de alıp okudum. Çok da beğendim.

"Bir gün biriyle tanışırsınız ve hayatınız değişir" kitap bu cümleyi söyletiyor bana. Keşke ben de kitaptaki Maya gibi hayata bakış açımı değiştirebilsem bir sebepten. Daha sevdiğim şeylere yönelebilsem. 

Maya Duran, İstanbul Üniversitesi'nde çalışan orta yaşta bir halkla ilişkiler görevlisi, bir çocuk annesi ve eşinden ayrılmış bir kadın. Sıradan bir hayatı var, iş, ev ve oğlu. Birlikte olduğu biri de var ama o, daha çok bir dost. Bu üçgende yaşayan ve muhtemelen de yaşayacak olan, sahip olduğu hayatı kabul etmiş bir kadın. Ama bir gün, üniversitedeki görevi gereği, ABD'den gelen Alman asıllı bir profesör Maximilian Wagner ile tanışır. Bir süre sonra Wagner, Maya'nın hayatının odağı olur, tüm ilgisi ona kayar, Wagner'in İstanbul'da yaşamış olduğu 1930'lu yılları sorgulamaya, kendi geçmişini araştırmaya başlar...

Yahudi Soykırımına ve bilmediğimiz Struma gemisi olayına ışık tutar yazar bu kitapla...

Okumanızı öneririm...