22 Eylül 2013 Pazar

Charles Dickens - Büyük Umutlar


    Beyfendi olmayı, janti giyinmeyi, değer görmeyi... iyi yemeği kim istemez ki...
    Pip de istiyordu...
 
    Bir tek dostu vardı adı Joe, ablasının eşi...
    Demirci çırağı olmaktı görünen kaderi, ama düşleri bambaşka idi.

    Bir gün bir sebepten gittiği bir evde kendini, sahip olduğu şartları beğenmemeyi öğrendi.
    Kibir ve eziklik hissi ve hırs artık yakasına yapışmıştı.
 
    Bir gün şans kapısını çaldı ve hayallerine kavuştu.
    Bu kez de aşk ona ardını döndü.
 
Pip'in hayatını konu alan bu romanın XIX yüzyıl İngilteresi'nin Viktoria dönemini yansıttığı yazıyor kitabın arka kapağında. Kitabın bir klasik oluşu da buradan geliyor sanırım. Taşra ve şehir ayrımı insanlar üzerinden ve Pip'in psikolojisi ile çok iyi yansıtılmış olduğunu düşünüyorum kesinlikle bende. Benim okumam uzun zaman alsa da kitaptan hiç kopmadım, karakterler zihnimde çok iyi canlandı. 2012 yapımı filmini de izledim ama hiç beğenmedim. Filmi izlemenizi tavsiye etmem ama kitabı bence okumalısınız. Ben önceleri klasikleri hep sıkılıp bırakmışımdır. Şimdilerde ise okumayı seviyorum. Kitap ile kişinin marjinal faydayı sağlayacağı bir zaman diliminde kesişebileceğine inananlardanım. Yani doğru zaman, doğru insan, doğru kitap bileşimi harikalar yaratabilir.

    Siz de en kısa zamanda okumadığınız bir klasikle bir buluşun derim...
 
    Bol kitaplı günler...